Turgay ATMACA
İlçe Özel İdare Müdürü
Tel : 0 354 487 12 90
Fax : 0 354 487 12 90

AYDINCIK



Daha Büyük Haritayı Görüntüle


        Aydıncık ilçesinin kuruluşu hakkında kesin bir bilgi olmamakla birlikte, çevrede bulunan tarihi kanıtlar antik çağlardan beri tarihin her döneminde önemli bir yerleşim yeri olarak kullanıldığını göstermektedir. Aydıncık ile ilgili yazılı kaynakların, Zile Kütüphanesi'nde çıkan bir yangında yok olduğu söylenmektedir. Yörenin ne zaman yerleşime açıldığı, şu an yaşayan halkın nereden geldiği hakkında ke-sin bir bilgi mevcut değildir. Ancak, bugün Aydıncık'ta yaşayanların 15. ve 16. yüzyıllarda Amasya, Sivas ve Kahramanmaraş civarlarından buraya gelerek yerleşen Türkmenlerden oluştuğu söylenmektedir. Büyük Selçuklu İmparatorluğu döneminde İslamı yaymak amacıyla Anadolu'ya Horasan'dan gelen ve halkımızca iyi bilinen bazı erenlerin de bu bölgede yaşadıkları ve mezarlarının burada olduğu söylenmektedir. Asar Kayası'nda Esisarı ve Gölcük, Çalın Taşın önünde Çomak Dede, mezarlıkta da Güldede evliyalarının olduğu söylentisi yaygındır. Ayrıca Karacaoğlan'ın da bu bölgede yaşadığı rivayet edilir ve mezarının Karacaoğlan mevkiinde bulunduğu söylenir. Mamure adı ile bilinen köyün esas ve kadim ismi Eskiköy olup bu isimle 200 yıldan beri teşekkül etmiş bir nahiye olduğu bilinmektedir. Alaca ve Sorgun ilçeleri teşekkül etme-den yıllar önce teşekkül etmiş tam teşkilatlı bir nahiye olup olmadığı hakkında yeterli bilgi yoktur. Nahiyede hem jandarma teşkilatı, hem de polis teşkilatının mevcut olduğu bilinmektedir. 325 tarihinde Tokat vilayeti Başkomiseri Ahmet Dilaver Efendi, birinci sınıf Nahiye Müdürlüğüne tayin edilmiş, Eskiköy'e gelerek nahiyeyi teslim almıştır. O zamanlarda Eskiköy'ün birinci sınıf bir nahiye olduğu, aynı tarihte nahiyeye Jandarma Takım Teşkilatı açıldığı, takım komutanlığına Konyalı Mülazım Sami Niyazı adında bir kişinin tayin edilerek Eskiköy'e geldiği, burada 1929 yılında iki katlı büyük bir Hükümet Konağı inşa ettirdiği, bu binanın 1950 yılında kendiliğinden yıkılarak harap olduğu, bundan sonra Nahiye Müdürlüğü ve Jandarma Komutanlığının başka bir binada uzun zaman kirada oturduğu bilinmektedir. Karakolun ilk önce başka yerde açılıp buraya nakledildiği, nahiyenin Sivas vilayetine bağlı oldu-ğu, kazasının da Tokat Sancağı'na bağlı Zile olduğu bilinmektedir. O zamanlar Eskiköy Nahiyesine bağlı 65 adet köy bulunduğundan hem nahiyenin vasıtası olmaması, hem de bağlı bulunduğu Zile kazasının 65 kilometre uzakta bulunması nedeniyle karakolun burada açılmış olduğu tahmin edilmektedir. Nahiye teşkilatının ise başka bir yerden buraya nakledilip edilmediği bilinmemektedir. Nahiye bölgesini teşkil eden köylerin sayısı 65 olup 1337 tarihinde memlekette emniyet ve asayiş normale dönmüş olduğundan Eskiköy Zile kazasından alınarak Yozgat vilayetine, köylerin 33 adedi ise Zile ve Alaca kazalarına bağlanmıştır. Bu durumda Eskiköy'ün merkez dahil 32 köyü kaldığı bilinmektedir. Nahiyenin ismi uzun yıllar “eski yerleşim merkezi” anlamına gelen Eskiköy olarak anılmıştır. Nahiyelik döneminde Mamure adını almış ve uzun yıllar bu adla bilinmiştir. Nahiyelik yıl-larından sonra 1965 yılında belde olan Mamure'nin adı 1958 yılında yeniden değiştirilerek AYDINCIK halini almıştır. 1991 yılında ise Aydıncık ilçe olmuştur.

        Kuşşaralı Anitta’nın Vatanı,Aydıncık, günümüzde Hititlerin başkenti olarak bilinen Boğazköy’ün kuş uçumu altmış kilometre kadar doğusunda ve Birinci Darius döneminde yapılan Pers Kral Yolu üzerinde,sırtını yemyeşil iki vadiye dayamış şirin bir ilçe.Verimli topraklarıyla önünde uzanan Kümbet Ova dan birbirine zincirleme bağlı büyük sırtını dayadığı Gezibeli ve Ağıllı vadilerinde de çeşitli höyükler, Tümülüsler bulunur.Bunların hepsinden Hattı ve Hitit dönemi buluntular çıkar.Yönetim merkezi Aydıncık olan Kümbetova bölgesinde yirmialtı köy ve beldenin bulunduğu alanda da yüzlerce höyük ve Tümülüs yer alır.Anadolu’nun hiçbir yerinde Kümbetova höyükleri kadar görkemli ve düzenli olanlarına rastlanmaz. Hiçbir yerde bu denli çok sayıda ve geometrik bir düzen içinde sıralanmış höyük bir arada görülmez. Kümbetova Anadolu tarihine ışık tutacak çok önemli bir belgedir.Ege bölgesi’nde Sard’dan başlayan ikibinbeşyüz kilometrelik Pers Kral Yolu Gordion, Ankara, Boğazköy, Maşat Höyük, Tokat, Sivas, Malatya üzerinden Fırat’a ulaşır ve Anadolu toprakları dışında Susa’da son bulur. Arkeoloji litaratürüne şimdilik girmemiştir ama Pers Kral Yolu, Boğazköy’den sonra Kümbetova’dan geçerek Zile yakınındaki Maşat Höyük’e ulaşır.Bu yolun izlerine Kümbetova’nın bazı yerlerinde, örneğin Kazankaya Kanyonu’nda rastlanır. Yerel isimler önemlidir.Eskiden Pers Kral Yolu olarak kullanılan yolun şimdiki yerel adı Uluyol’dur ve artık asfaltla kaplanmıştır.Kralların ve bu krallara bağlı orduların, sivil halkın kullandıkları bir yol olmasaydı yerel halk ona “uluyol” adını vermezdi.Hitit çift dilli metinlerinde, “Hatti Ülkesi” anlamına gelen Hattuşa adı sık sık geçer.Hint Avrupa kökenli Hititlerin gelmesinden önce Anadolu’da yaşayan toplum olan Hititler, Asurlularla iyi ilişkiler içinde yaşamışlar ve onlarla ticareti geliştirmişlerdi.Birden bire tarih sahnesine Hititler çıkıyor.”Kuşşara” denilen bir yerden geldiklerini söyleyen bu savaşçı toplum, kral Pithana ve kral Anitta dönemlerinde Anadolu’daki göçebe yaşamı devlete çeviriyor.Anitta bir Hitit tabletinde kendisini “Anitta!.. Pithana’nın oğlu, Kuşşara kralı!..” diye tanıtıyor.Arkeolojik veriler yetersiz olduğundan bazı eski yerleşim adlarının kesin olarak saptanamamıştır.Prof.Dr. Ali M DİNÇOL şöyle diyor: “Kuşşara’nın lokalizasyonunu saptamak olası değildir.Ancak, kendini Kuşşara Kralı olarak tanıtan Anitta’nın belgelerinden ikisi Alişar’da bulunduğuna göre, Kuşşara-Alişar eşitliğide akla yakın gelmektedir.”Yani, kesin olmamakla birlikte Kuşşara, Alişar olabilir.Acaba öylemi?..Aydıncık’ın onbir kilometre batısında sırtını yemyeşil ormanlara dayamış, “Kuşsaray” adında şirin bir Çerkez köyü vardır.Üstelik burada haritamızda bile yer alan “Kuşsaray Höyüğü” adında büyükçe bir höyük de bulunuyor.Bugün Kuşşara olarak kullandığımız sözcük Hititçe “Kusar” olarak geçmektedir.Önce isim benzerliğine bakalım:Kuşşara, Kusar, Kuşsaray!..Kazankaya Kanyonu’nda Pers Konaklama Merkezi kalıntıları, Homerus’un destanlarında adı geçen toprak ve bereket tanrıçası Demeter’in beş metre yüksekliğindeki kaya kabartması ve 468 basamaklı bir merdivenle aşağıya doğru inilen bir mağara var.Ağıllı sırtlarında ki Büyükkale çevresinde yıkılmış taş duvarlar bulunuyor.Karacaoğlan Tepesi yakınlarında bulunan Yarılgan, birbuçuk metre genişliği, yedi-sekiz metre yüksekliği ve yaklaşık ikiyüzelli metre uzunluğuyla yer yer yıkılmış antik ve çok düzgün işlenmiş bir kaya oyuğu olarak hayranlık uyandırıyor.Ben ayrıca Kümbetova’nın bazı bölgelerinde yer altı kentleri ve Aktepe Höyüğü ile Aydıncık arasında kalan eğimli büyük çanağın altında çok büyük kentsel kalıntıların saklı olabileceği düşüncesindeyim.Hatti ve Hitit kalıntılarından başka Kümbetova’daki buluntular arasında Frig, Pers, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı yerleşimlerinin de izleri var.Zaman zaman Ermeni kalıntılarına rastlanıyor.Belki Asurluların izlerine de rastlanacak, ortaya koskoca bir Karun bile çıkartılabilecek.Çünkü Hititlerden önceki dönemde Hattiler Asurlularla çok iyi ilişkiler içinde yaşamışlar,karşılıklı ticaret yapmışlar, sonuçta Anadolu’nun birçok yerinde Asur ticaret kolonileri kurulmuştur.Kimbilir, belki daha başka medeniyetlerin izleriyle de karşılaşılacaktır.Çünkü en azından Yozgat genelindeki yerleşimler ve egemenlik süreleri bellidir.



İ.Ö. 2100- 1800  HATTİLER                                           300 YIL

İ.Ö. 1800-   750  HİTİTLER                                          1,050 YIL

İ.Ö.   750-   676  FRİGLER                                                74 YIL

İ.Ö.   676-   585  KİMMERLER                                         91 YIL

İ.Ö.   585-   546  LİDYALILAR                                         39 YIL

İ.Ö.   546-   332  PERSLER/KAPADOK.                        214 YIL

İ.Ö.   332-   280  MAKEDONYALILAR                           52 YIL

İ.Ö.   280-   189  GALATLAR                                             91YIL

İ.Ö.   189-     85  BERGAMALILAR                                104 YIL

İ.Ö.85-İ.S.   395  ROMALILAR                                       480 YIL

İ.S.    395-  1071  BİZANSLILAR                                    676 YIL

İ.S.   1071- 1086  ANADOLU SELÇUKL.                        15 YIL

İ.S.   1086- 1143  DANİŞMENDLİLER                             57 YIL

İ.S.   1143- 1243  ANADOLU SELÇUKL.                      100 YIL

İ.S.   1243- 1340  MOĞOLLAR-İLHANLIL                      97 YIL

İ.S.   1340- 1398  ERETNA BEYLİĞİ                                58 YIL

İ.S.   1398- 1923  OSMANLILAR                                   525 YIL

 

KAÇAK KAZILAR

   

        Kümbetova’da sürekli kaçak kazılar yapılıyor ve çoğunlukla da bir şeyler bulunuyor.Kaçak kazı yapanlar Anadolu tarihine ışık tutacak değerdeki çanak çömlek parçalarını, kil tabletleri parçalayıp kendilerine daha çok değer ifade eden altın,gümüş,tunç heykelciklerle, süs eşyalarıyla ilgileniyorlar.Bu arada dörtbin yıllık tarih elden gidiyor.Türkiye ve tüm dünya çok şey yitiriyor.Kırkbir yıldır Kaletepe Höyüğü delik deşik edildi.Dağlarımızda ve ovamızın birçok yerinde kazma vurulmadık yer kalmadı.Sürekli bişeyler bulunuyor ve sürekli bişeyler anlatılıyor.Duyduklarımdan bazıları:“Kaletepe Höyüğü’nde bir tünele rastlanmış.Basamaklı bir giriş biraz ilerde ikiye ayrılıyormuş.Kimse içine girmeyi göze alamamış.Sulama suyunu içine boşaltmışlar, saatlerce akıp gitmiş.”“Kazankaya Kanyonu’ndaki 468 basamaklı merdivenle aşağıya inilen mağara üçyüz metreden sonra üçe ayrılıyormuş.Ancak kaçak kazılarla epeyce hırpalandığı için daha fazla ilerlenemiyormuş

        Belde ve İlçe Dönemlerinde Belediye Başkanlığı Yapanlar

Hacı Murat DÜŞMEZ     (1965-1973)

Zülfikâr KARAKURT     (1973-1977)

Muhittin KESKİN           (1977-1980)

Hüseyin KARAKURT     (1980-1984)

Murat ÖZDEMİR            (1984-1994)

Ahmet KOÇAK              (1994-1999)

Yusuf GÜNDOĞDU       (1999-2004 )

Ahmer DEMİREL           (2004-)

           Aydıncık ilçesi Yozgat iline bağlıdır ve Yozgat'a 105 kilometre uzaklıktadır. Çoğunluğu İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan Yozgat'ın, Çekerek ilçesiyle birlikte Orta Karadeniz Bölgesi'nde bulunan iki ilçesinden biridir. Kuzeybatısında Çorum ili, kuzeyinde Amasya ili, doğusunda Çekerek ilçesiyle güneyinde Sorgun ilçesi bulunmaktadır. Deveci Dağları'nın batı uzantısı olan Alan Dağları eteğinde sırtını yemyeşil Gezi-beli ve Ağıllı vadilerine dayayan Aydıncık'ın 3 kilometre kuzeyinden, İç Anadolu'yu Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerine bağlayan 190 nolu karayolu geçmektedir. İlçenin yüzölçümü 385 kilometrekare, deniz seviyesinden yüksekliği ise 700 metredir. Aydıncık topraklarının % 46'sı tarım, % 44'ü orman, % 9'u diğer, % 1'i de çayırlık ve mera alanıdır. Ormanlarla kaplı dağlarında Karadeniz bitki örtüsü hakimdir. Bu dağlar yabani fındık, meşe, kayın (gürgen), çam, ardıç, ıhlamur, dağ elması, ahlat. alıç ağaçlarıyla kaplıdır. 1991 yılında ilçe olan Aydıncık'ın merkez nüfusu 7.000, toplam nüfusu ise 25.000'dir. Merkez ilçe Kazankaya, Kösrelik, Baydiğin ve Baştürk kasabalarıyla birlikte toplam 28 yerleşim biriminden oluşmaktadır. En büyük gelir kaynağı tarım olan Aydıncık'ta başta soğan olmak üzere buğday, şekerpancarı ve diğer tahıl ürünleriyle sebzeler üretilir. Bağ ve bahçelerin oluşturduğu doğal güzelliklere bolca rastlanır. Ancak kentleşmenin giderek gelişmesine paralel olarak üzüm üretimi yıllar boyunca büyük gerileme gös-termiştir. Aydıncık'ın 5 kilometre kadar kuzeyinden geçen Çekerek Suyu, volkanik Kazankaya kayalıkla-rının içindeki kanyonda kıvrılarak yol aldıktan sonra daha kuzeyde Amasya yakınlarında Yeşilırmak'a karışır. Aydıncık'ın, bakımlı asfalt yollarla bağlı bulunduğu bazı çevre illere ve tarihi yerlere olan uzaklıkları şöyledir:  

      Dağlar ve Doğal Güzellikler

      Aydıncık, doğal güzellikleriyle bilinip tanınan bir ilçedir ve diğer bir adı da “Yeşil Aydıncık”tır. Bağların, bahçelerin, ormanlarla kaplı dağların süslediği Aydıncık'ta bitki örtüsü oldukça zengin bir çeşitlilik sergilemektedir. Doğal güzelliği her bölgesinde ayrı bir görüntü oluşturmaktadır. Bu doğal güzelliklerden en önemlisi, Aydıncık-Yozgat bağlantısını sağlayan yol üzerinde, ilçe merkezine 10 kilometre uzaklıktaki Gezibeli Yaylası'dır. Yöre halkı tarafından “Şebek” adıyla da bilinmektedir. Bu piknik alanının yeşilliği, havası ve manzarası dışında en önemli özelliği ise içinde bulunan doğal kaynak suyudur. Yine aynı bölgede yabani fındık, meşe, gürgen, ahlat, ıhlamur ormanlarıyla kaplı, kaynak suları güzel başka alanlar da bulunmaktadır. Bunlardan Allıören, Oğrunpınar, Kartal Kayası, Yarılgan, Asar Kayası, Gölcük, Karacaoğlan adlarıyla bilinen yöreler, suları ve ormanlık görüntüleriyle tam bir doğa harikasıdırlar. Bu yörelerin fiziki yapıları bozulmamış olduğundan doğal halleriyle günümüze kadar gelmişlerdir. Günümüzde ön plana çıkan Dağ Turizmi kapsamında bu eşsiz yöreler değerlendirilmelidir. Bu bölgede bulunan doğal ve soğuk kaynak sularının çeşitli özelliklere sahip olduğu bilinmek-tedir. Yaz-kış bu soğukluklarını koruyan sular berraktır, içimleri tatlıdır ve herkes tarafından beğenilir. Ayrıca bu suların insan sağlığı için çok yararlı olduğu, mide rahatsızlıklarına iyi geldiği, böbrek taşlarının düşürülmesinde etkili olduğu bölge halkı tarafından iyi bilinmektedir. Bunun yanında hayvanlarda meydana gelen çeşitli hastalıklarda, örneğin şap hastalıklarında da bu sular etkili olmaktadır. Sağlık Tu-rizmi kapsamında da bölgenin ve suların tanıtımı için çaba gösterilmeli, bölgede yatırım projeleri gerçek-leştirilmelidir. Bunlardan başka Ağıllı vadisi çıkışında başlayıp Deveci Yaylalarına kadar uzanan bölgede yer alan Medi, Ortaalan gibi doğal köşeler, piknik alanları mevcuttur. Ayrıca Kurbağakıran, Çifte Pınar, Sarı Oluk, Çıtağın Taş, Ramada, Asar, Bozkuş yörelerinde doğal güzellikler, soğuk kaynak suları bulunmaktadır.

       Aydıncık ekonomisinin temelini tarımsal üretim oluşturmaktadır. Bu üretim içerisinde ağırlıklı olarak yapılan soğan yetiştiriciliğine dayalı gelir düzeyi,son yıllardaki getirisinin çok düşük olması nedeniyle alt seviyelerde seyretmektedir. Bu nedenle halk,geçinebilmek için ardaki farkı kısmen de olsa diğer tarım ürünleriyle ya da tarım dışı faaliyetlerle kapatmaya çalışmaktadır.Bireylerin ve ailelerin beslenme, eğitim-öğrenim, sağlık gibi zorunlu gereksinimlerini bile karşılayamadıkları bu olumsuz tablo, son yıllarda tarımsal üretimde alternatif tarım ve ürün desenini geliştirme çalışmaları ile giderilmeye çalışılmaktadır.İlçede küçük çaplı 3 adet un fabrikası dışında büyük sanayi kuruluşu yoktur. Aydıncık Belediyesi’ne ait 1 adet parke ve kilit taşı üretim tesisi, 1 adet mobilya atölyesi ve 1 adet kum ocağı işletmesi bulunmaktadır. Halk çoğunlukla küçük çaplı ticari işletmelerle ilgilenme gücünü bulabilmektedir.Aydıncık ilçe merkezinde Ziraat Bankası şubesi vardır.Sivil toplum örgütü kuruluşları olarak 1 adet Tarım Kredi Kooperatifi, Esnaf Odası, Ziraat Odası, 1 adet Esnaf ve Sanatkarlar Kefalet Kooperatifi, 1 adet Sulama Kooperatifi ve 1 adet Çiftçi Mallarını Koruma Başkanlığı bulunmaktadır.İlçe merkezinden ayrı olarak Kazankaya ve Kösrelik beldeleriyle Hacıilyas köyünde birer Sulama Kooperatifi, Bakırboğazı köyünde 1 adet Tarım Kredi Kooperatifi, Kösrelik ve Baydiğin beldelerinde tarımsal kalkınma amaçlı kooperatifleri vardır.İlçe merkezi ve köylerinde yaklaşıl 1100 adet traktör ve toplam 3 adet selektör vardır.Selektör Aydıncık ilçe merkeziyle Kazankaya ve Kösrelik beldelerinde bulunmaktadır.

 
 
 
Web Master Sadettin KILINÇASLAN
e-Posta : 
sadettin.kilincaslan@icisleri.gov.tr
YOZGAT İL ÖZEL İDARESİ
Aşağı Nohutlu Mah. Sakarya Caddesi Güneş Sokak
0 354 212 10 48 - 212 10 37 / Fax : 0 354 212 12 57
Tüm Hakları Saklıdır © 2016