Duran ERBEK
 İlçe Özel İdare Müdürü
 Tel : 0 354 314 13 15
 Fax : 0 354 314 13 15
AKDAĞMADENİ 
        İl merkezinin doğusunda yer almakta olup, doğuda Sivas-Şarkışla, güneyde Çayıralan, batıda Sarıkaya ve Saraykent, kuzeyde ise, Kadışehri ilçesiyle komşudur. En uzun geçmişe sahip olan ilçelerden biri OLUP, daha önceleri Karahisar Behramşah’ta (Muaşalikalesi) bulunan ilçe merkezi, 1871 yılında  yer ve isim değiştirerek, “Akdağmadeni” adını almıştır. İlçe merkezi, belirli bir süre de “Maden”  adını taşımıştır.    Akdağların eteğinde kurulduğu için, ilçe topraklarından çıkarılan madene izafeten de “Akdağmadeni” adı verilmiştir. İdari olarak, 3 kasaba ve 82 köy bağlıdır.
        Arazisinin büyük bir bölümü dağlık olan ilçenin en önemli yükseltisi AKDAĞLAR’dır.  Ayrıca, Nalbant Tepesi (2.166 m), Gökgez (2.134), Devekayası (2.109) ve Karaziyaret (2.023)  belli başlı diğer  önemli yükseltilerini oluşturmaktadır. Akdağlar üzerinde hayvancılık yapmak ve dinlenmek amacıyla kullanılan çok sayıda yayla bulunmaktadır. Nalbant, Nusret, Yerliboyun, Kevenliburun, Başınayayla  ve Kırklarçalı başlıca yaylalarıdır. Dağlık olan bu ilçede su kaynakları oldukça fazla olmasıyla birlikte büyük akarsular bulunmamaktadır. En önemli akarsuyu Çekerek Irmağı’nın kollarından olan “Göndelen Suyu”dur. Başçatak Köyü arazisinden doğan akarsu, Yıldızeli (Sivas)’nden doğan “Çakraz Suyu” nu aldıktan sonra Çekerek Irmağı’na karışmaktadır. İlçenin bir diğer akarsuyu ise,  “Madenözü” dür. 
        İlçede karasal iklim hakim olup, yazları serin, kışları soğuk ve yağışlı geçmektedir. İlkbahar ve son bahar yağışların oranı artmaktadır. Yılda ortalama olarak 600 - 700 mm yağış miktarı ile ilin en fazla yağış alan ilçesidir. Yaz aylarında sıcaklık; 20 - 25 C arasında değişmektedir. Akdağlar, ilçeyi kuzey rüzgarlarına karşı korumakta olup, rüzgarlar daha çok güney ve doğu yönlerinden esmektedir.  Yağış çok olduğu için doğal bitki örtüsünü genelde ormanlar oluşturmaktadır. İldeki en geniş orman alanına sahip olan Akdağmadeni’nde sarı çam,  ardıç, yabani fındık, alıç ve meşe gibi ağaç türleri yetişmektedir. Orman dışındaki alanlar ise, daha çok mera olarak değerlendirilen bozkırlar ve çayırlardan ibarettir.
Sahip olduğu orman alanlarına bağlı olarak, temiz havası ve soğuk-berrak sularıyla doğal güzellikleri içerisinde bulunduran ilçede "Kadıpınarı Ormaniçi Dinlenme Yeri" başta olmak üzere bir çok mesire ve dinlenme yerleri mevcuttur. İl genelinde sadece ilçede bulunan "Fidan üretme Çiftliği" nin yanı sıra, yine Kadıpınarı mevkiinde "Geyik Üretme İstasyonu" mevcut olup, halen 9 adet geyik barınmaktadır. 
        İlçede 2000 yılı genel nüfus sayımı sonuçlarına göre 61 373 kişi yaşamaktadır. Bu nüfusun 20 312 si şehirde, 41 061 i ise köylerde yaşamaktadır. İlçede  iç ve dışgöç yaşanmaktadır. İlçenin doğu, güney ve güney doğusunda nüfus nispeten tenhadır. Nüfusun çoğunluğu E-88 Devlet Karayolu güzergahı boyunca toplanmıştır. Halkın en önemli geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. İlçe, suyu ve otu bol olduğu için hayvancılığa   elverişli olup, genelde küçükbaş hayvancılık yapılmaktadır. Canlı havyan ve hayvansal ürünler (yağ - peynir) ilçenin önemli gelir kaynaklarındandır. Sahip olduğu topraklar, tarıma elverişli oluğundan; buğday, arpa, fiğ, mercimek, nohut; sulanabilir yerlerde patates, ayçiçeği, fasulye ve şekerpancarı ekimi yapılmaktadır. 
Orman köylerinde ise, ormancılık ve orman ürünleri önemli bir gelir kaynağıdır. İlçe toprakları yer altı kaynakları bakımından da zengindir. Kurşun, çinko, demir, bakır, grafit, gümüş ve mangenez başlıca madenlerindendir. Bunlardan; kurşun-çinko madeni geçmiş yıllardan beri işletilmektedir. Diğerlerinin tenörü düşük olduğu için işletmeye açılmamıştır. Çamlarla kaplı alanlarda yetişen “Salep” ve “Göbelek”  (mantar) aile ve ilçe ekonomisinde belirli oranda yer tutmaktadır.  
        İlçe, tarihi açıdan da bir çok eser bulunan ilçelerin başında yer almaktadır.  İlçe merkezinde bulunan tarihi Kilise binasının yanı sıra, değişik yerlerdeki tarihi binalar  tarihi özellik ve sanat açısından özellik arz etmektedir. Diğer yandan, birinci derecede sit alanı olarak belirlenen Muşalikalesi Köyü'ndeki "Karahisar Behramşah " kalesi ve aynı alan içerisindeki "Ali ÇELEBİ" ve "Mahmut ÇELEBİ" adını taşıyan iki adet türbe de önemli birer  tarihi özelliğe sahiptir. 
İlçe hakkında daha geniş bilgi için “ Geçmişten Günümüze Akdağmadeni” adlı kitaba bakılabilir.
TARİHİ
                Akdağmadeni, yerleşim yeri olarak XIX. Yüzyılın ortalarında ve idari yetkiye de haiz bir isimli kurşun işletmesi müdürlüğü olarak kurulmuş ve Madenciler nahiyesi diye adlandırılmıştır. İlçemiz tarihi 1815 yılına kadar ormanlık olduğu için bilinmemektedir. İşletmenin şimdiki belediye garajının bulunduğu yere kurulmasıyla; Gümüşhane, Trabzon, Arapgir ve Ahıska’dan gelen işçilerle nüfuz hayli artmış ve 1871 tarihinde ilçe hüviyeti kazanmıştır. 1923 yılında kasaba 1.250 hani iken Rum ve Ermenilerin 1924–1927 yılında Yunanistan’a mübadele suretiyle nakilleri üzerine nüfus miktarı oldukça azalmıştır. Aynı tarihte Yunanistan’dan Selanik’in Kayalar bölgesinden mübadele suretiyle gelen 266 hane Türk kasabaya yerleştirilmiş ise de, bunların bir kısmının başka taraflara göçleri üzerine nüfus eksilmesi uzun yıllar telafi edilememiştir. Yine bu tarihlerde köylerde de mübadele yapılmış, Romanya, Bulgaristan (1951) ve 1935 yılında Yugoslavya’dan gelen 790 hane menkul aile köylere yerleştirilmiştir. Hariçten gelen bu mübadil ve göçmenlerden 2/3’ü yurt içinden başka kazalara göç etmişlerdir. Gelen mübadillerin tütüncü olmaları nedeniyle tütün mıntıkasında yerleştirilmiştir. Bulunan akrabalarının yanlarına gitmek istemeleri tekrar göçmelerine sebep olmuştur. Akdağmadeni’nin kuruluşu, itibariyle civar ilçelere nazaran uzun bir geçmişe sahiptir. Bağlı bulunduğu Yozgat ili uzun yıllar Bozok Sancağı adi ile anılan ve Kayseri’yi de içine alan sancağın merkezi kazanın şimdiki Çepni köyü olan Karahisar Beyramşah kazasına bağlı göstermektedir. İlçenin merkezi 1815 yılına kadar ormanlık olduğu bugünkü kasabaya bağlı civar Güneyli Mahallesi’nin kasaba içindeki havuzda (Şimdiki Pazaryeri) hayvanları korkarak sulamaya getirdikleri ve çamlığın sıklığından hayvanların zor girdiği söylenmektedir. 1860 yılında Karahisar Beyramşah kazasına bağlı bir nahiye vücuda gelmiş ve Akdağmadeni 1871 yılında da Karahisar Beyramşah kazası inşa edilerek Akdağmadeni nahiyesine kaza teşkilatı kurulmuş ve Yozgat’a bağlanmıştır. Kaza merkezi birkaç ay sonra eski bir nahiye olan Karamağara (Saraykent) köyüne nakledilmişse de 1876 yılında tekrar Akdağmadeni kasabasına gelmiş ve Karamağara köyü de bu kazaya bağlık bir nahiye olarak kalmıştır. Madenciler nahiyesi olan bu yeni kuruluşun yönetimine sırasıyla; Hasbekli Hacı Emin Ağa, Arapkirlioğlu Hacı Hüseyin Ağa, Tepedelinli Mehmet Ali Paşa torunlarından Ahmet Efendi (Arnavut Ahmet Efendi) şair ve Hariciye-Dâhiliye Nazırlıkları yapmış Akif paşa torunlarından Rıfat Efendi memurdilmiştir 
İLÇENİN ADI NEREDEN GELMEKTEDİR? 
        Yöre isminin belirlenmesinde, sahip olduğu ve işletilmeye açılan yeraltı madenlerinin büyük rolü olmuştur. Akdağ eteklerinde Çinko-Kurşun madeni işletmesi kurulmuş ve "Maden" kelimesi zamanla bu yerleşim yerinin ismi olmuştur. Maden işçilerinin akınıyla yerleşik köy düzenine geçilen bu yöre, belirli bir süre "Maden" adıyla anılmıştır. Akdağ eteklerinde kurulması nedeniyle de, dağın ismine atıfla "Akdağlar'dan çıkan maden" anlamına gelen AKDAĞMADENİ adını almıştır... 
AKDAĞMADENİ'NDE MİLLİ MÜCADELE 
        Bugün Akdağmadeni’nin bulunduğu Yozgat ili ve havalisi, Milli Mücadele’nin başlarında oldukça sıkıntı çekmiş, 14 Haziran 1920 tarihinde asilerin eline düşmüştür. Kanları pahasına vatanlarına sarılan ve bu yolda şehit olan (düşen) vatandaşlar arasında ilçede Arapkirli’ler diye anılan Mehmet oğlu Tevfik Bey’i zikretmek gerekir. Tevfik Bey, Milli Mücadele’ye iştirak etmiş ve karamağara (şimdi Saraykent) Bucak müdürü iken asiler tarafından 16 Kasım 1920 Cuma günü hunharca katledilerek şehitlik mertebesine ulaşmıştır. Bugün kasabada (Şimdiki Haşim Bey tepesinde) abidesi vardır. Bu tepede yakın yıllara kadar Ramazan Ayı’nda İftar Topu atılırdı.    İSTANBUL OĞLU CAMİ (KİLİSE CAMİ) Yozgat ili Akdağmadeni ilçesi Yeşildere (Tahmaz) Mahallesi’nde bulunan bu kilise kitabesinden öğrenildiğine göre 1862 yılında yapılmıştır. 
        Kilisenin ön cephesi kesme taştan, diğer cepheleri de mermerden olup, dikdörtgen planlı bazilika plan düzeninde yapılmıştır. Kilisenin ön kısmında yuvarlak kemerli bir dış narteks bulunmaktadır. Buradaki kemerlerin ortadan iki tanesi yuvarlak, yanlardakiler ise sekiz köşeli taşlardan yapılmıştır. Giriş kapısı yuvarlak kemerli olup, iki yanında taş oyma sureti ile dekoratif bezemeler yapılmıştır. Bunların üzerinde de Grekçe yazılı iki kitabe bulunmaktadır. Kilisenin naosu dikdörtgen planlı olup zemin taş döşelidir. Naos sekiz yuvarlak sütunla üç nefe ayrılmıştır. İç kısımdaki sıvalarda haç ve geometrik motiflere, kubbesinde de Hz. İsa’ya ait bir freske yer verilmiştir. 
        Bu Rum kilisesi 1962 yılında camiye dönüştürülmüş ve yanına taş kaide üzerine yuvarlak gövdeli tek şerefeli bir minare eklenmiştir 
Ali Çelebi Türbesi (Akdağmadeni) 

        Yozgat ili Akdağmadeni ilçesi, Çalışkan Köyü’ndeki bu türbe içerisinde gömülü olan Ali Çelebi’nin kimliği hakkında bir bilgiye rastlanmamıştır. Yapı üslubundan XV. yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. 
        Kesme taştan baldaken tarzında bir türbe olup, kare planlıdır. L şeklindeki ayaklar arasında bulunan sivri kemerler küçük bir kubbeyi taşımaktadır. Türbe içerisinde kırık bir mezar taşı bulunmaktadır.  
Mahmut Çelebi Türbesi (Akdağmadeni) 
        Yozgat ili Akdağmadeni ilçesi, Çalışkan Köyü’ndeki bu türbe Ali Çelebi Türbesi’nin yanındadır. Türbe içerisindeki mezar taşlarından öğrenildiğine göre, h.882 (1477) yılında yapılmıştır. Bu türbe Muşallim’in torunu Ali Çelebi’nin oğlu Mahmut Çelebi’ye aittir. 
        Harap bir durumda olan türbe kare planlı olup, moloz taştan ve devşirme taşlardan yapılmıştır. Günümüze gelebilen kalıntılardan türbenin kuzey yönünün kapatıldığı ve diğer yönlere de sivri kemerlerle açıldığı anlaşılmaktadır. Türbe içindeki kırık mezar taşı üzerinde Kuran’ın 112. Suresi yazılıdır. 
AKDAĞMADENİ KİLİSESİ
        İlçenin Yeşildere (Tahmaz) Mahallesinde bulunan kilisenin 1862 tarihinde yapıldığı kitabeden anlaşılmaktadır. Ön cephesi kesme taş, diğer cepheleri kesme mermer taşlardan yapılmış olan kilisenin, ön kısmında yuvarlak kemerli giriş boşluğu bulunmaktadır. Kemerler ortadan iki adet yuvarlak, yanlarda ise iki adet köşeli taşlarla birbirine bağlanmıştır. Giriş kapısı yuvarlak kemer süslemeli ve kapı üzerinde 11, çerçeve altında 2 adet Grekçe kitabe mevcuttur. Kilisenin iç kısmı dikdörtgen planlı olup, tabanı taş döşemelidir. Kilisenin içerisinde kiliseyi doğu, batı doğrultusunda üç eşit parçaya bölen sekiz adet yuvarlak sütun bulunmaktadır. Sütunlar birbirlerine yuvarlak kemer ve ağaç hatıllarla bağlanmıştır. Kilisenin iç kısmındaki sıva üzerinde yer yer haç ve geometrik süslemeler gözükmektedir.
ZİRAAT BANKASI BİNASI 
        Akdağmadeni İlçe merkezi Ahisavi Mahallesi’nde olup dış cephe süsleme elemanları bakımından önemli tescilli konaklardandır. Binanın kesin yapılış tarihi bilinmiyor. Binada kullanılan malzemeler İbrahim Ağa mahallesinde Rum kilisesinin enkazından faydalanılarak ilçenin zenginlerinden Faik Tatlıoğlu tarafından yaptırılmıştır. Ev ve misafirhane olarak kullanılmış, Faik Tatlıoğlunun ölümünden sonra mirasçılarından Ulvi Tatlıoğlu tarafından 1950 yıllarında T.C.Ziraat bankasına satılmıştır. Halen T.C.Ziraat Bankası Akdağmadeni şubesi olarak kullanılmaktadır 
ESKİ HAPİSHANE BİNASI 
        Akdağmadeni Ahisavi Mahallesi’nde yer almaktadır. Tescillidir. Bina han olarak kullanılmış daha sonra hapishane haline getirilmiştir, bugün ise boş olarak durmaktadır. Ön cephesi kesme mermer taşlarla inşa edilmiştir. Süsleme elemanları yönünden dikkat çekmektedir. Yapılış tarihi bilinmiyor. Yaptıranın Gazarosun Hüseyin efendi olduğu söylenmektedir. Rumken Müslüman olmuş, tekrar Rum olarak mubadeleye tabi olarak gitmiştir. Çok zengin olduğu söylenen Gazarosun Hüseyin binayı kendi işlerinde kullanırmış.  
SAĞLIK MERKEZİ BİNASI 
        Yapılış tarihi bilinmiyor. Rum Nigola ev olarak yaptırmıştır. Rivayete göre Endüstri Meslek Lisesi olarak kullanılan binada Nigola tarafından yaptırılıp kızına düğün hediyesi olarak verilmiştir. Rum Nigola çok zengin ve hatırı sayılır birisiymiş. Türklerin dinine küfrettiği için Atatürk’ün silah arkadaşı ve İstiklal mahkemesi 1.azası Bahri Tatlıoğlu tarafından asılarak idam ettirilmiştir. Bu bina halen Halk Eğitim binası olarak kullanılmaktadır
ESKİ ASKERLİK ŞUBESİ 
        Yapılış tarihi bilinmiyor. Rumlar tarafından ev olarak yapılmıştır. Rum ailesinin oturduğu bilinmektedir. Bu aile Mübadeleye kadar aynı yerde oturmuştur. Bilahere belediyeye devredilmiştir. Belediyeye devrinden sonra Askerlik şubesi, Halk Eğitimi Merkez Müdürlüğü olarak kullanılmıştır. Şu anda 2 Nolu Sağlık Ocağı olarak hizmet vermektedir 
 
 
 
Web Master Sadettin KILINÇASLAN
e-Posta : 
sadettin.kilincaslan@icisleri.gov.tr
YOZGAT İL ÖZEL İDARESİ
Aşağı Nohutlu Mah. Sakarya Caddesi Güneş Sokak
0 354 212 10 48 - 212 10 37 / Fax : 0 354 212 12 57
Tüm Hakları Saklıdır © 2016